Euro

51,6970

Dolar

43,8275

Altın

7.370,49

  • Ekleme: 30.01.2026 15:12 Güncelleme: 30.01.2026 15:13

Tuba ağacını bilir misin?

Şaban Ayında Cennet’ten ve Cehennem’den dallarını uzatan iki ağaç vardır. Bu ağaçların dallarını bilir misin? Köşe yazısı olması hasebiyle detayları okuyucuya bırakarak Berat Kandili ile ilgili Peygamberimizin bir hatırsını sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Berat Kandili, Şaban ayının on beşinci gecesi, rahmetin ve mağfiretin kapılarının sonuna kadar açıldığı mübarek bir gecedir. Bu gece, amellerin yükseldiği, rızıkların taksim edildiği, ecellerin yazıldığı ve günahların bağışlandığı eşsiz bir fırsattır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Hz. Âişe validemizin rivayetine göre Şaban ayının 15. Gecesi peygamberimiz Hz. Aişe’nin evinde yatıyormuş. Allah resulünü gece yarısı yattığı yerde görmeyince Hz. Aişe peygamberimizi aramaya koyulmuş. Etrafa bakınırken bu gecede yere yapışmış gibi uzun süre secdeye kapanmış ve şöyle yalvarırken görmüş:

“Allah’ım! Bütün vücudum ve hayalim Sana secde eder, gönlüm Sana inanır. İşte ellerim ve işte nefsime karşı işlediğim cinayetler… Ey büyük işlerde kendisine ümit bağlanan büyük, benim büyük günahlarımı bağışla, çünkü büyük günahı ancak büyük Rabb bağışlar.”

Sonra başını secdeden kaldırıp tekrar secdeye gitti ve bu sefer şu duayı okudu:

“Allah’ım! Gökleri ve yerleri aydınlatan, karanlıkları yok eden, baştakilerin ve sondakilerin işini ıslah edip onları ani azabından, verdiğin afiyet ve selametin değişmesinden ve nimetin yok olmasından koruyan Vechi’nin nuruna sığınıyorum. Allah’ım bana takvalı, temiz, şirkten uzak olan, kafir ve bedbaht olmayan bir kalp nasip eyle.”

Sonra da yüzünün sağ ve sol taraflarını toprağa koyarak şöyle dedi:

Yüzünü sağa sola toprağa sürerek secde edip dedi ki: Yüzümü secde toprağına sürdüm; zaten bana yakışan da sana secde etmekti

Hz. Âişe, Peygamberimiz kendisini fark etmesin diye yatağına hızlıca dönmüş. Peygamberimiz eve geri gidince şöyle buyurmuştur: "Nedir bu hızlı solumalar? Bu gecenin hangi gece olduğunu biliyor musun? Bu, Şaban’ın on beşinci gecesidir. Bu gecede rızklar bölünür, eceller yazılır, Hacca gidecekler kaydedilir. Hiç şüphesiz bu gecede Allah, Kelb kabilesindeki keçilerin kıllarının sayısı kadar yarattıklarını bağışlar ve meleklerini gökyüzünden, yeryüzünde bulunan Mekke’ye gönderir.’’

Şaban ayı boyunca ibadetlerin fazileti çok büyüktür. Rivayetlere göre Şaban’ın her Perşembe günü gökler süslenir ve melekler şöyle dua ederler:

“Ey Rabbimiz! Bugün oruç tutanı bağışla ve duasını kabul et.”

Pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutan kimsenin yirmi dünyevî ve yirmi uhrevî ihtiyacı karşılanır. Bir gün oruç tutmanın sevabı cennet derecelerine vesile olur. Sadaka vermek ise en faziletli amellerden biridir; sadaka “Allah’ın sağ eliyle kabul edilir, deve yavrusunu büyüttüğü gibi büyütür ve kıyamette Uhud dağı gibi sahibine ulaşır.”

Hz. Ali (r.a.) Şaban ayının hayrını şöyle özetler:

“Şaban’ın başlangıcı hayır şubeleridir: namaz, zekât, ma’rufa emretmek, münkerden sakındırmak, anne-babaya, akrabaya, komşuya iyilik etmek, müminlerin arasını düzeltmek, fakir ve düşkünlere sadaka vermek…”

Allah Teâlâ bu ayda Tuba ağacının dallarını dünyaya yaklaştırır. Kim bir hayır kapısı açarsa Tuba’nın bir dalına tutunur ve cennete ulaşır; kim şer kapısına yönelirse Zakkum’un bir dalına tutunur ve ateşe gider.

Bu mübarek gün ve gecelerin en derin yakarışlarından biri Münacat-ı Şabaniye’dir. İmam Ali (r.a.) ve Ehl-i Beyt büyüklerinin okuduğu bu dua, kalbi Allah’a en samimi şekilde açan bir münacattır. İşte o duanın giriş kısmından yüreğimize nakşolan bazı ifadeler:

‘Allah’ım! Muhammed ve Ehlibeyt‘ine rahmet eyle ve seni çağırdığımda duamı icabete eriştir; seni nida ettiğimde, nidamı duy; sana yalvarıp yakardığımda bana (lütuf gözüyle) bak. Ben sana doğru yönelmiş, sana boyun eğip yalvararak ve katındaki sevabı dileyerek huzurunda durmuşum. İçimde olanı biliyorsun; ihtiyacımdan haberdar ve kalbimdekine vakıfsın. Dönüşüm ve döneceğim yer, söylemek istediğim söz, dile getirmek istediğim ihtiyaç ve akıbetim için umduklarım sana gizli değildir. Ey Sahibim! Senin takdir ve hükmün, ömrümün sonuna dek benden vuku bulacak her şeyde, zahir ve batınımda caridir. Kemal ve eksikliğim, yarar ve zararım başkasının değil, senin elindedir.’

Berat gecesinde gusül abdesti almak, namaz kılmak, dua ve istiğfarla sabahlamak çok faziletlidir; bu geceyi ibadetle geçiren kimsenin kalbi kıyamette ölmez. Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.), Hz. Hasan’a, Hz. Hüseyin’e ve bütün Ehl-i Beyt’e salât ve selam göndermek de bu gecenin en güzel amellerindendir.

Yazarın Diğer Yazıları
Günün Yazıları

Çerez Politikası

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "çerez politikasını" inceleyebilirsiniz.