52,0366
43,3909
7.506,07

Bismillahirrahmanirrahim. ‘Allah yolunda hakkıyla cihad edin’ (Hac Suresi 78)
Allah'ım, dilimizi doğru söz ve hikmetle doldur.
İslam kültüründe cihat, savaş meydanlarında dökülen kanla sınırlı değildir. Düşmana karşı ortaya konulan her türlü çaba ve gayreti ihtiva eden bir ameldir. Cihadın gerçekleşmesi için iki temel şart vardır: Düşmana karşı olma durumu ve gayret gösterme ameliyesi. İçinde düşmana karşı ortaya konulan bir çabayı, gayreti ihtiva eden her amel cihad sayılır. Bu tanım, İslam'ın ilk yıllarında Hz. Peygamber'in (s.a.v.) mücadelesinde somutlaşır ve günümüze kadar uzanır.
Hz. Peygamber (s.a.v.), öncelikle kendi kavmi olan Kureyş'in müşrikleriyle mücadele etti. Bedir, Uhud ve Hendek savaşları, bu iç hesaplaşmanın en bariz örnekleridir. Bu savaşlar, Peygamber'in hemşehrisi ve akrabalarıyla yürüttüğü bir direnişti. Peygamber, önce kendi kafir kavmini yenerek İslam'ı Arap milleti içinde güçlendirdi, ardından süper güç sayılan Roma İmparatorluğu'na yöneldi. Mute Savaşı'nda gönderdiği ordu Bizans'a karşı direndi, Tebük Gazvesi'nde ise bizzat ordunun başında yer alarak düşmana gözdağı verdi.
Rızkını mızrağının ucunda kazanan Peygamber olarak nitelendirilen Hz. Muhammed (s.a.v.), İslam ümmetine gelir kaynaklarından biri olarak ganimeti bırakmıştır. Aslında ganimet, İslam toplumu için çok önemli bir gelir kaynağıdır. Bugün kafirler sadece bilim ve sanatla değil, İslam toplumlarını işgal edip yeraltı ve yerüstü zenginliklerimizi çalarak zenginleştiler. İslam toplumlarında da para ve imkân olsa sanat, edebiyat, kültür oluşur. Bu tamamen güçle alakalı bir durumdur.
Suyun suya benzediği kadar, günümüzdeki olaylar geçmişteki bu tarihi olaylara birebir benzer. Allah Resulü'nün (s.a.v.) mücadelesi, bugün yaşadığımız dünyayı okumamız için en net ayna gibidir. Kureyş'in zulmü, bugün içimizdeki ve dışımızdaki düşmanların baskısına benzer; Bedir'deki az sayıdaki müminlerin zaferi, iman gücüyle sayıca üstün düşmanlara karşı bugünkü Hamas’ın duruşunu hatırlatır. Uhud'daki imtihanlar, günümüzdeki zorluklarda sabır ve tevbe dersidir. Hendek'teki hendek kazma gayreti, bugün imar ve savunma çabalarımıza işaret eder. Tebük'teki uzun sefer, süper güçlere karşı duruşumuzun örneğidir. Bugün de Müslümanlar, kendi kavim ve milletlerinin içindeki kafirlerle mücadele etmeli; toplumlarını İslam'laştırmalı ve Allah'a yönlendirmelidir. Başka milletlerin kafirlerine laf atmak kolaydır, asıl cesaret "kendi kâfirini" taşlamaktır. Keşke herkes, etnik, nefsî ve kültürel bağlara dayalı kendi içindeki kötülüklerle yüzleşse...
Cihat, çeşitlilik arz eder ve hayatın her alanına yayılır. İşte başlıca cihat çeşitleri:
1. Savaş Meydanlarında Yapılan Mücadele: Düşmana karşı göğüs göğüse çarpışma, klasik silahlı cihattır. Gazze'de Hamas'ın İsrail'e karşı direnişi gibi hem savunma hem saldırı içerir.
2. Siyaset Alanında Yapılan Mücadele: Siyasi arenada İslam'ı savunmak ve düşman politikalarını boşa çıkarmak. Bu, düşman rejimlere karşı duruşu içerir.
3. Kültürel Sahalarda Yapılan Mücadele: Kültürel cihat, İslam'ı yaymak ve korumak için kültürel araçları kullanmaktır. Örnekler:
- Peygamber Sevdalıları Vakfı'nın her yıl binlerce insanın Hz. Muhammed'in (s.a.v.) hayatını öğrenmesi için düzenlediği siyer sınavları; siyer kitaplarının basılması, soru kitapçıklarının hazırlanması ve sınav yerlerinin organizasyonu.
- Gazete ve dergilerdeki İslami yazılar, basın yayın organlarında İslam'ı anlatan çalışmalar.
- İslami kitapların neşri, dergilerin okunması, İslamî sohbetlere katılmak.
- Vaazlar ve konferanslarla halkı aydınlatmak.
4. İmar Alanında Yapılan Mücadele: Yapısal cihat, yıkımı onarmak ve toplumu ayağa kaldırmaktır. Gazze harabeye dönmüşken, HAMAS hem silahlı hem kültürel cihat yaparken, imar çalışmalarına da devam ediyor. Umut Kervanı Vakfı gibi kurumlar, milyonlarca dolar harcayarak inşaatlara destek veriyor; bu vakıflar desteklenmelidir. Ülkemizde yaşanan büyük deprem sonrası, hükümet ve Şehircilik Bakanlığı, harabeye dönen şehirleri ayağa kaldırdı. Bu, yapısal cihadın parlak bir örneğidir. Öte yandan, İslam'a düşman partilerin yönettiği belediyeler, toplumun servetini sömürüp temel hizmetleri bile veremiyor. İslam’a muhalif partilerin belediyeleri, halkın çöpünü toplayamıyor, evlerde suların akmasını bile beceremiyor. Müslümanlar, hak ile batılın farkını duyurmalı; bu da bir cihat yoludur.
Toplumu ayağa kaldırmanın yollarından biri de bekârları evlendirmektir. Aile kurumunu muhafaza ve müdafaa etmek, evli çiftlere mutlu ve huzurlu bir hayat yaşayabilmeleri, sağlıklı nesiller yetiştirmeleri için onlara sosyal, psikolojik ve ekonomik destek vermek; toplumun temeli olan aileyi muhafaza ve müdafaa etmek, bu konuda sarf edilen tüm çaba ve gayret de cihattır. Çünkü Müslüman insanların İslami aileler oluşturması, Müslüman toplumun güçlenmesi demektir. Zaten cihat, İslam toplumunu muhafaza ve müdafaa eden bütün eylem ve fiillere denir.
5. Fikrî Mücadele: Günümüzün en mühim cihatlarından biri fikrî cihattır. Düşman, bizi gafil bırakmak, fikirlerimizi saptırmak ve yanlışa sürüklemek ister. Halkın fikriyatını aydınlatmak, sapkınlıklara engel olmak ve yanlış anlamalara mâni olmak, saf bir cihattır. Vatansız tekfircilerle, milletini ve ırkını ilah edinen milliyetçilerle, mezhepçi bölücülerle mücadele bu başlığın altında incelenir. Bugün sosyal medya ve eğitimle fikrî cihat, İslam'ı doğru anlamayı sağlar ve toplumun manevi kalkanı olur. Bu mücadele, çarpıtmaları boşa çıkarır ve ümmeti birleştirir.
Sonuç olarak, cihat ateşinin sönmemesi, düşmanlarımızın varlığına rağmen bir lütuftur. Ülkemiz cihat üssüdür. Her Müslüman, bu çeşitlerden birine sarılarak Allah yolunda gayret etmelidir. Cihat, zaferin anahtarıdır.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "çerez politikasını" inceleyebilirsiniz.