Amerika 2001 yılında Afganistan'a girdiğinde orayı yerle bir etmişti. Bizler Afganistanlı Müslümanların yaşadığı sıkıntıları sadece gözyaşlarıyla ve acıyarak seyretmiştik. Hemen ardından Irak'a girdi. Irak'taki şehirleri yerle bir etti. Irak'ı harabeye çevirdi. Erkeklerini öldürüp kadınlarını esir aldı. Biz Felluceleri ve diğer şehirlerin musibetlerini sadece gözyaşlarıyla seyrettik. İçimizde çok büyük bir acizlik ve çaresizlik duygusu oluştu.

6 Ekim Aksa Tufanı'ndan sonra yıllardan beri her geçen gün büyüyen acizlik ve çaresizlik duygusu; yerini ümit, mücadele ve direniş hislerine bırakmaya başladı elhamdülillah.

Rabbul Alemin kıyamet gününe kadar İslam ümmetinin hiçbir evladına, bu çağın Müslümanlarının yaşadığı acizlik, çaresizlik duygusunu yaşatmasın. Allah bizlere öyle bir nizam kurmayı nasip eylesin ki kıyamet gününe kadar hiçbir Müslüman; acizlik, fakirlik, korkaklık, zulüm, kötülük  görmesin. Kafirlerin tasallutuna, kötülerin tahakkümüne maruz kalmasın. Müslümanlar yaşadıkları şehirlerde ve dünyanın her yerinde; izzet, onur, zenginlik, şeref, haysiyet, kudret ve kuvvet ile ömür sürsünler. Bu çağın Müslümanlarının bela ve musibeti, kıyamet gününe kadar gelecek bütün Müslümanlar için kefaret kabul edilsin. Allah-u Teala Müslümanlara kıyamet gününe kadar zenginlik, kudret, kuvvet, ittihad versin. Hiçbir Müslüman, fakirlikten dolayı açlık çekmesin, yokluk çekmesin; kafirlerin zulmünden korkup onların tasallutuna maruz kalmaktan dolayı mahsun olmasın.

Rabbim günleri kıyamet gününe kadar İslam ümmetinin evlatlarının lehine çevirsin.

Emperyalistler, 1. Dünya Savaşı'ndan beri profesyonel bir şekilde propagandayı bir silah olarak kullanıyorlar. Öyle bir algı oluşturuyorlar ki sanki yeryüzünde onlara zarar verebilecek hiçbir güç yok! Daima galip ve mağrur durumda kendilerini gösteriyorlar. Biz Müslümanlar da kendimizi acındırmak için daima mağlup ve çaresiz, aciz gösteriyoruz.

6 Ekim Aksa Tufanı operasyonu tüm bu algıları da yerle bir etti. Direniş cephesi çok büyük başarılar elde etti. İlk defa aynı anda Yemen'den, Lübnan'dan, Irak'tan, Gazze'den emperyalizme kurşun yağdırıldı. Ardından tüm dünyanın özgür insanları, emperyalizme karşı sesini yükseltti. Birkaç gelişmeyi sizlerle paylaşalım:

-Bazı raporlara göre, İsrail'in kuzeyinden 200 bin ila 270 bin civarında sağdan soldan getirilen işgalci Yahudi siyonist yerleşimci göç edip kaçtı. 1. Dünya Savaşı'ndan beri ilk defa işgalci güçler geri çekilmeye başladı. Tarih, Aksa Tufanı sonrasını Müslümanların yeryüzüne egemen olmasının başlangıcı olarak yazacaktır inşallah.

Her zaman güvenlik şeridi Güney Lübnan'ın toprakları içindeydi. Tarihte ilk defa İsrail'in içinde bir güvenlik kuşağı oluştu.

-ABD ve İngiltere, Yemen'in operasyonlarını engellemekte başarısız oldu. İsrail, kendini  korumaktan aciz. Yemen, israil'e zarar veriyor ama israil bir şey yapamıyor. İsrail adına, ABD ve İngiltere Yemen'e karşı mücadele ediyor ama başarısız oluyor.

-Ortadoğu'nun en güçlü ordusu denilen israil ordusu Refah'a girdi ama Gazze direnişi, direnişin kahramanlığı karşısında başarısız oldu. İsrail, 70 bini aşkın engelli ve yaralı siyonist asker olduğunu açıkladı.

-Lübnanlı Müslümanlar, israil'in askeri noktalarını vuruyor. Buralarda işgalci askerler, komutanlar var. Ölenlerin ve yaralananların dışında düşmanda psikolojik çöküntü yaşanıyor.

-DİRENİŞ CEPHESİ, Demir kubbe platformlarını, stratejik bölgeleri, askerlerin toplandığı bölgeleri, silah depolarını dakik bir şekilde tespit ediyor ve planlı bir şekilde hedef alıyor. Çünkü direniş cephesi en teknolojik silahlarla İHA'larla gerekli bilgileri topluyor, kendi üretmiş olduğu füzelerle İsrail'in en mahrem mekanlarını yerle bir ediyor.

Lübnan direnişi İsrail gözetleme merkezlerini vurdu; İsrail'in gözlerini, kulaklarını vuruyor. Daha önce Meron askeri üssünü vurmak büyük bir meseleydi. Şimdi direniş cephesi için sıradan bir mesele haline geldi.

DİRENİŞ CEPHESİ MEDYADA DİYOR Kİ: " Elimizin uzandığı her bölgeyi vurmaya devam edeceğiz."

*Hüdhüd İHA'sı saatlerce görüntü kaydediyor. Direniş elindeki istihbari bilginin çok az bir kısmını medya ile paylaşıyor. 

Direniş cephesinin teknolojik gücü, Hayfa'yı saatlerce görüntü altına almaya, Hayfa'nın ötesini de kayıt altına alma teknolojik gücüne sahip.

Direniş Cephesi, kendi silahlarını kendi üreterek ve her geçen gün yeni silahlarla kendini tahkim ederek güçlendirerek düşmanlarının mağlup olacağını tüm dünyaya ilan etmekten de çekinmiyor.

Direniş cephesinin en büyük gücü insan gücüdür. Bugün Hamaslı Müslümanların savaşçılarının tamamı eğitimli kimselerden oluşuyor. Bir çoğusu Hafızul Kur'an'dır. Hamas'ın Doktorasını, yüksek lisansını, lisans eğitimini tamamlayan birçok eğitimli askeri vardır. Kaza namazı olanları ise asker olarak almıyorlar. Yani Cihat, zikir ve fikir üçlüsünü bir araya getirmiş bir halkla İsrail savaşıyor. Bugüne kadar bizler zikir ehli olup ilimden mahrum insanlarla çok karşılaştık. İlim ehli olup zikri önemsemeyen, Allah'ın ismini az anan kimselerle çok karşılaştık. Cihat'tan bahseden cihat aşkı ile yanıp tutuştuğu halde ilimden nasibi olmayan cahillerle çok karşılaştık. Amma direniş cephesinin mensupları bambaşka... Hem zikir ehlidirler hem ilim sahibidirler hem de cihad ediyorlar. İşte bu vasıflar tüm dünya halklarını bir araya getirdi ve Gazze halkı için ayaklandırdı. Tüm sevdikleri ölmüş insanların "Elhamdülillah" deyişi "Hasbunallahu ve Ni'mel Vekil" deyişi bütün insanlığı hayretler içerisinde bıraktı ve bu sebatın bu sabrın kaynağını insanoğlu soruşturmaya başladı. Araştıran insanlar İslam'la karşılaşıp Müslüman oldular.

Amerika ve İngiltere çok iyi bilmekte ki, Siyonist cephede direnişin füzelerinin ulaşamayacağı hiç bir nokta yoktur. Direniş hem İngiltere'yi hem Amerika'yı hem siyonistleri havadan, karadan ve denizden vuruyor.

Tüm dünyadaki Özgür insanlar, Gazze'ye yönelik desteğini sürdüreceğini, hiç bir şeyin bu görevi yerine getirmekten direniş ruhuna sahip insanları korkutamayacağını haykırıyorlar.

 Gazze'ye yönelik saldırılar durmadığı müddetçe Yemenli, Lübnanlı, Iraklı Müslümanlar saldırılarını durdurmayacaktır, diyerek de katilleri uyarıyorlar.

Allah'ım günleri lehimize çevir, kafirleri ve zalimleri mağlub etmeyi İslam ümmetine nasip et.



Bu makale için yorum yaz

Not: Telefon ve E-Posta'nız gizlilik şartları gereği tarafımızca gizlenmektedir. "Yorum ve İsminiz" herkese görünür şekilde olacaktır. Hakaret ve buna dayalı tüm sorumluluk size aittir.